Teknolojiye Karşı Kitap Kokusu

İnsanlık tarihi binlerce yıllık bir geçmişe sahip, kitaplar ise bunun yanında çok yakın tarihte yaygınlaşmasıyla çabucak hayatımıza girdi. Eski tabletlere ve bir çok maddeye yazılan yazılara işlenen figürlere, sembollere bakacak olursak insanlar kendini bildi bileli çoğu konuyu, yaşamı, düşüncelerini bir yerlere yazmışlar, aktarmışlardır. Kitapların yaygınlaşması herkesin okuyabilir hale gelmesi matbaanın icadıyla mümkün hale gelmiştir. Daha önce el yazmalarıyla çok daha önemli değerli olanlar kitaplar, herkesin ulaşabileceği bir araç haline gelmiştir. Bildiğim kadarıyla bin beş yüzlü  yıllarda insanlar sadece yirmi beş otuz kitabın bulduğu kütüphanelere gitmek için günlerce yol alırmış, kütüphanelerde bu kadar el yazması eser çok önemli bir durum teşkil ediyormuş.

Kitaplarla tanışmam doğumumla beraber oldu, gözümü açınca evimizde eski yıllardan kalan yirmiye yakın kitaptı sadece, gerisi ne oldu  bilinmiyor, siyasi kitaplarla başlamıştım okumaya… Köyde ilkokulda okurken Sivas’ın şehir merkezine geldiğimizde babama aldırdığım cin ali setiydi ilk heyecanım, bir kutu yeni kitap, kağıt kokusu çok güzel, yeri doldurulamaz bir haz, okudum okudum, kitaplarla okudum 🙂

Dönem ortasında köy okulunda okurken kitapları okuduktan sonra ne yapacağımı bilmiyordum, kitaplık yada bir yerlerde saklama fikri henüz aklımda yoktu, bir heyecanla ve okul müdürünün çocuğu olmanın verdiği gazla koliyle kitabı koridorun ortasında pazarcı nidasıyla arkadaşlarıma, tanıyan tanımayan herkese sattım 🙂 belki dağıtmam gerekirdi , babama sorsam arkadaşlarına ver derdi kesin, o yüzden hiç sormadım 😉 Aldığım fiyatın yaklaşık üç katına sattım kitapları, satmayaydım iyiydi gitti güzelim hatıralar 🙂

Gelelim ana konuya, yeni bir kitap yeni heyecan, yeni bir hayat demek. Her kitap farklı bir dünya, farklı insanlar, yaşanılanlar yaşanması umut edilenler… Kitabın sevdiğim en iyi taraflarından birisi kokusu, bir kitabın kokusu olmazsa o kadar değerli olmaz bence… O yüzden teknolojinin getirdiği elektronik kitap okuma falan gibi şeylere değer vermiyorum, kağıda basılmış, kokusunu veren o değerin yeri doldurulamaz. Bir kitabı elinize aldığınızda bıraktığınız sayfa hayatı durdurduğunuz yerdir, kolay kolay unutamazsınız o sayfayı…

Kitaplarda kendinizi bulursunuz, başrolde siz olursunuz, kimse karışmaz, bazen sesli bir ortamda bazen sessizlik içinde sayfalar akar gider. Kitabın sayfalarının çabuk geçmesini istediğiniz yer de olur, tekrar tekrar okuyup, hiç bitmesin dediğiniz yerlerde olur…

Keşke içinde kaybolsam dediğim bir kütüphane

Yazmayı istediğim daha çok var ama uzatırsam okumaktan sıkılabilirsiniz… sık sık kitaplar hakkında yazacağım, şimdilik bu kadar, tavsiyelerinizi ve görüşlerinizi yazmaktan çekinmeyiniz. Bol okumalı günler diliyorum…

– Bu Yazı 2545 kez okundu –

Uzun bir aradan sonra buradayım

Aylar oldu yazmayalı, hem zaman bulamadım hemde sitedeki teknik nedenlerden dolayı uğraşmak zor geldi. Gezip gördüğüm yerlerden, günlük yaşantımdan, sosyal etkinliklerden, aklıma gelen her şeyden yazmaya devam edeceğim. Amacım kimseye bir şey aşılamak değil; yaşanılanı , gördüklerimi, düşündüklerimi anlatmak. Tabi ki siz de değerli yorumlarınızı eksik etmezseniz memnun olurum. Yine havası kapalı bir Trabzon gününde dünyaya açılan pencerem, kendi sayfamdan yazıyorum. Yazmamı istediğiniz, düşüncemi almak istediğiniz konu olursa bana yazmaktan çekinmeyin. Kitap ve film eleştirilerine, gezilerime, bilim ve teknolojiye öncelik vereceğim sayfamda… Her şey gönlünüzce olsun.

– Bu Yazı 507 kez okundu –