Eki 27 2013

Fiziğin F’si – Ok ve Yaydan Kuvantuma, Yahut Tersi…

Ara ara okuduğum Bilim kitaplarını sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Diğerlerine pek zaman bulacağımı sanmıyorum. Biraz olsun kitaplar hakkında konuşmak, bilimsel kitaplardan bahsetmek hem bana zevk veriyor hem de bunların okunmasının insanlığa faydası olacağı düşüncesindeyim.

İki senedir özellikle bilimsel kitaplar, araştırmalar, bilim adamları vb. daha çok ilgimi çeker oldu. Her kitapta farklı dünyalar var desem abartı olmaz, çünkü evrenin sonsuzluğunda bilimdeki ilerlememiz her geçen gün artsa da bilinenin oranı bilinmeyene kıyasla ışık hızının yanında yürüme hızına denk düşüyor diyebilirim rahatlıkla.

fizigin_fsi

Kitabın görseli bu, altı üstü 170 sayfalık bir kitap. her kitabı okumam onu baştan söyleyeyim. Kapağı açıp içine bi baktım, bi kaç sayfasını karıştırdım kitapçıda ayak üstü. Bilimsel anlatımlar var yanı sıra gerçek hayattan alakasız bir  o kadar da konuyu pekiştirici örnekler daha çok ilgimi çekti diyebilirim. Bir konu anlatılırken bir bakmışsınız kelimenin kökeninden tarihe gitmişsiniz, oradan başka bir yere roman havasında olan bölümler var. Kitaptan bir kaç bölüm paylaşmayı yeterli görüyorum, ilginizi çekeceğine eminim özellikle mühendislik alanında olanların, gerçi her konuda Elektrik kelimesinin geçmesi beni ayrı bi heyecanlandırıyor 🙂

Kapak Sayfasından : ”Demek ki ; elmayı elma yapan, biçimi, rengi ve tadı olduğu kadar, Havva’nın Adem’e sunmuş ve Newton‘un başına düşmüş olmasıdır da.”

Zaman kaybetmeden ilgimi çeken güzel bir yer de son söz :

Bilim henüz mükemmel değil elbet, belki hiç bir zaman da mükemmel olmayacak. Öyle bir amacı da yok zaten. Bu haliyle bile, insanlığın gelmiş geçmiş en büyük buluşudur bilim.”

– Ok yay, gök adaları arası yolculuklar…

– ”Düşünüyorum, demek ki varım!” (je pense donc je suis!) R.Descartes (1596-1650)

– Felsefe, daha doğrusu doğa felsefesi ya da özgün adıyla kısaca ”fisica” deniliyordu.

– ”Buraya matematik ve geometri bilmeyenleri sokmayın” Platon’un Academy adlı ünlü felsefe okulunun giriş kapısında yazan yazı. Dersler kapalı sınıflarda değil, ağaç gölgeliklerinde, patikalar arasında, oturma alanlarında yapılıyordu.

– Günümüzde, üzerinde insan yaşayan bir gezegenin bulunması bizi ne denli heyecanlandırır…

– Hepimiz görürüz ama nasıl gördüğümüzü kaçımız biliriz ya da gerçekten (bile)bilir miyiz ?

İşte o yolun başında da, insanların belki de tüm canlıların en temel özelliklerinden biri bulunmaktaydı : Merak Duygusu

– Bilindiği üzere elektrik yüklerinin yer değiştirmesine elektrik akımı, yani eski Türkçe tabirle Cereyan denir.

 

– Bu Yazı 944 kez okundu –

Yorumlarınızı Bekliyorum :)